George Orwell ve Aldous Huxley'nin eserlerinin öncüsü olan Yevgeny Zamyatin'in "Biz" adlı romanı, totalitarizme yönelik derin bir eleştiridir. Yazarın yaşamı boyunca Sovyetler Birliği'nde yasaklanan kitap, nihayetinde yazarın sürgünde ölümüne yol açmıştır. Eksik ve gelişen bir toplumu savunan Zamyatin, "Biz" romanında "mükemmelleştirilmiş" ve katı bir toplumsal düzenin karanlık sonuçlarını tasvir eder.
26. yüzyılda geçen roman, insanlığın doğadan ve "benlikten" koptuğu bir dünyayı tasvir ediyor. Bireyler teknolojiye ve bürokratik bir devlete teslim olmuş, kolektif bir "Biz"e dönüşmüşlerdir. Bireysellik silinmiştir; insanların artık isimleri değil, sadece numaraları vardır. Şeffaf cam duvarların ardında yaşayan insanların hayatlarının her dakikası devlet tarafından sıkı bir şekilde yönetilir ve denetlenir.
Markamız, mutlak kontrol zihniyetine meydan okuyan fikirlerin öncüsü konumundadır.
1920'de yazılan "Biz" adlı eser, Gorbaçov'un Glasnost (Açıklık) politikası sonucunda 67 yıl sonra, 1987'de nihayet "yeniden değerlendirildi" ve resmi olarak yayınlanmak üzere planlandı.
"İnsanı suçtan kurtarmanın tek yolu onu özgürlükten kurtarmaktır." — Yevgeny Zamyatin, "Biz"